VARİS

NEDİR?

Varis Nedir?

Varis, cilt altındaki toplardamarların genişlemesi ve belirgin hale gelmesi durumudur. Bu durum hem ağrılı hem de kozmetik açıdan rahatsızlık verici olabilir. Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar. Varis bir hastalık değildir fakat kişinin yeterliliğini, üretkenliğini ve yaşam kalitesini etkiler. Oluşumundan sorumlu tutulan iki nedenin biri toplardamar kapaklarının işlevsizliği diğeri toplardamar tıkanıklığıdır.

Varis, cilt altındaki toplardamarların genişlemesi ve belirgin hale gelmesi durumudur. Bu
durum hem ağrılı hem de kozmetik açıdan rahatsızlık verici olabilir. Aslında varis bir hastalık
değildir, ancak toplardamar hipertansiyonunun en yaygın belirtilerinden biridir.
2. Varisin oluşumunda iki ana sebep bulunmaktadır:


A Toplardamar içindeki kapakların düzgün çalışmaması: Toplardamarlar içinde yer alan tek yönlü
kapaklar, kanın yerçekimine karşı kalpten uzak bölgelere geri kaçmasını önler. Ancak bu kapaklar tam
olarak kapanmadığında veya düzgün çalışmadığında, kan geri kaçabilir ve toplardamarlarda
genişlemeye yol açabilir. Bu genişleme özellikle diz altı ve bilek çevresinde görülebilir ve varisli
damarların belirginleşmesine neden olabilir.


B Toplardamarlarda tıkanıklık: Toplardamarlarda pıhtı oluşumu ciddi bir sorundur. Pıhtının
oluştuğu dönemde ve sonrasında, pıhtının erimesi ve damar içinde bozulmalar veya yapışıklıklar
meydana gelmesi, toplardamarlarda tıkanıklığa neden olabilir. Ayrıca, karın içindeki damar yapıları
veya karın içi kitlelerin dışardan damarlara baskı yapması da kan akımında engellemelere neden
olabilir.
Varis muayenesi ile varisin sebebi belirlenebilir ve uygun tedavi yöntemleri uygulanabilir. Varis
tedavisi hakkında daha fazla bilgi almak için lütfen bize ulaşın:

Varis belirtileri
  • Damarlarda gözle görülür şekilde genişleme ve kıvrımlar.
  • Damarlarda mor, mavi veya kırmızı renk değişiklikleri.
  • Bacaklarda ağrı, yanma veya kaşıntı hissi.
  • Bacaklarda ağırlık hissi veya şişlik.
  • Bacaklarda kramp veya kramplar.
  • Bacaklarda huzursuz bacak sendromu.
  • Ayak bileklerinde veya bacaklarda ödem (şişme).
  • Bacaklarda ciltte kuruluk veya renk değişiklikleri.
  • Bacaklarda yorgunluk hissi, özellikle uzun süre ayakta veya otururken.
  • Bacaklarda ciltte kaşıntı veya döküntüler.
  • Eğer varis belirtileri yaşıyorsanız, bir doktora danışmanız önerilir. Uzman bir doktor, belirtileri değerlendirip uygun tedavi yöntemlerini önerebilir.
Varis Risk Faktörleri
  • Genetik Yatkınlık: Ailenizde varis öyküsü varsa, sizde de varis gelişme riski artabilir.
  • Cinsiyet: Kadınlarda varis gelişme olasılığı erkeklere kıyasla daha yüksektir.
  • Yaş: Yaş ilerledikçe, toplardamarlar ve kapaklarının elastikiyeti azalır, bu da varis riskini artırabilir.
  • Hamilelik: Gebelik sırasında artan kan hacmi ve rahim baskısı, varis gelişimine yol açabilir.
  • Hormonal Değişiklikler: Hormonal doğum kontrol yöntemleri veya hormon replasman tedavisi gibi hormonal değişiklikler varis riskini artırabilir.
  • Obezite veya Aşırı Kilolu Olma: Fazla kilo, bacaklardaki damarların üzerindeki baskıyı artırabilir.
  • Uzun Süre Ayakta Durma veya Oturma: Uzun süre ayakta durmak veya oturmak, kanın bacaklarda birikmesine ve toplardamarların genişlemesine neden olabilir.
  • Hareketsiz Yaşam Tarzı: Düzenli egzersiz yapmamak, kan dolaşımını azaltabilir ve varis riskini artırabilir.
  • Önceki Damar Problemleri: Daha önce damar tıkanıklığı veya başka damar hastalıkları yaşamış olmak varis riskini artırabilir.
  • Yüksek Topuklu Ayakkabılar: Sürekli yüksek topuklu ayakkabı giymek, bacak kaslarının zorlanmasına ve kan dolaşımının engellenmesine neden olabilir, bu da varis gelişimini tetikleyebilir.

Bu risk faktörlerinden bir veya birkaçına sahipseniz, varis gelişme olasılığınız artabilir. Ancak, bu faktörler varis gelişimini garanti etmez, diğer faktörler ve genel sağlık durumunuz da etkili olabilir. Varis riskinizin tam olarak belirlenmesi için bir doktora danışmanız önemlidir.

Varis Teşhisi
  • Fizik Muayene: Doktor, bacaklarınızı inceleyerek ve ayakta veya otururken toplardamarlarda genişleme, kıvrımlar veya diğer belirtileri arayarak fiziksel muayene yapar.
  • Doppler Ultrasonografi: Bu görüntüleme yöntemi, toplardamarların iç yapısını ve kan akışını değerlendirmek için kullanılır. Doppler ultrasonografi, varisin teşhisi ve ciddiyetinin belirlenmesinde önemli bir araçtır.
  • “Damar Haritası” (Venöz Mapping), varis tedavisinde oldukça önemli bir adımdır. Bu prosedür, bacaklardaki  toplardamarların detaylı bir haritasını çıkarmak için kullanılır. Damar haritalandırılması, tedavinin nasıl yapılacağını belirleyen ve hangi damarların korunacağını tespit eden kritik bir değerlendirmedir.

Doğru yorumlanması ve değerlendirilmesi, tedavi planının başarısı için hayati öneme sahiptir. Damar haritasının detaylı bir şekilde incelenmesi, varislerin boyutu, konumu ve yaygınlığı hakkında önemli bilgiler sağlar. Bu bilgiler, tedavinin hangi yöntemlerin kullanılacağına ve hangi bölgelerin öncelikli olarak ele alınacağına karar verilmesine yardımcı olur.

Varislerin Şiddetinin Belirlenmesi: Doktor, varislerin derecesini belirlemek için genellikle klinik bir ölçek kullanır. Bu ölçek, varislerin boyutu, miktarı ve semptomlarına dayanarak varislerin ciddiyetini değerlendirir.

Daha ileri seviyedeki klinik bulguların varlığında, şu durumlarda doppler ultrasonografi değerlendirmesinden sonra daha ileri tetkikler istenebilir:

  • Yara, iyileşmeyen ve tekrarlayan ülser.
  •  Geçirilmiş pıhtı, pıhtıya bağlı damar tıkanıklıkları.
  • Doğumsal anormal damarsal yapılar (örneğin, Hemanjiom, Klippel Trenaunay Sendromu vb.).
  • Batın içi damar problemleri (May-Thurner Sendromu, Nutcracker Sendromu vb.).
  • Genital bölgedeki varisleşmiş damarlar (Pelvik Konjesyon Sendromu vb.).
  • Bu durumlarda, daha detaylı bir değerlendirme için şu ileri tetkikler istenebilir:
  • Bilgisayarlı tomografi ile toplar damar görüntülenmesi (venografi).
  • Manyetik rezonans ile toplar damar görüntülenmesi (venografi).
  • Konvansiyonel venografi ile toplar damar görüntülenmesi. 
Bu ileri tetkikler, varislerin altta yatan nedenlerini belirlemede ve uygun tedavi planının oluşturulmasında yardımcı olabilir. Uzman bir sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmeli ve gerektiğinde bu tetkiklerin yapılması önerilmelidir.